Değerli Hasırcı Dostları,

Hayat ilmek ilmek, dokunmuş bir Anadolu kilimine benziyor. Her ilmekte, her düğümde yadsınamaz bir emek, silinemez bir alın teri bulunuyor. Yarım asrı geçen iş tecrübeme dayanarak şunu söyleyebilirim ki; hayatta ve iş hayatındaki başarının sırrı "Dürüstlük" ten geçiyor. Kilimden, Halıya, İplikten, İnşaata, üretimden ticarete kadar iş hayatında çok sayıda pozisyonda bulundum. Her pozisyonda dürüstlük ilkesinden vazgeçmedim. Bu beni başarıya götürdü.


image

Genelde milletimiz özelde ise Gaziantep insanı çalışmayı seven bir millet. Özellikle son dönemlerdeki aktif girişimciliği sayesinde yatırımlar gelişti ve özel sektör büyüdü. Dünya nüfusuna baktığımızda bizim kadar genç ve dinamik nüfusa sahip milletleri bulmak çok zordur. Genç nüfus çılgınca akan ırmağa benzer. Eğer başıboş bırakılırsa önüne geleni yıkan, talan eden ölüm makinesine dönüşür. Eğer önüne barajlar koyarsak onlardaki enerji, sinerjiye dönüşür.

Bu sebeple, gençliğimizi bugünden yarına hazırlamak zorundayız. Eğer onları çağın gerektirdiği bilgi ve değerlerimizle eğitirsek dünya muvazenesindeki zirve noktadaki yerimizi alırız.

Genç nesil ile birlikte yatırımlarımızı yaparken, mükerrer yatırımlar yapmak yerine, özel sektör girişimcisinin eksik noktalarını tespit ederek, tamamlayıcı yatırımlara yönelmeliyiz. Fabrikalarımızda son teknolojili makinalar kullanmalıyız. Çalışacak nitelikli elemanın eğitimine yatırım yapmalıyız. Ya hiç kimsenin yapmadığı işi yapmalı ya da herkesten daha iyisini yapmalıyız. Dış pazarda rekabet edebilmek için kaliteli ürün üretmeliyiz. Kaliteden ödün vermemek şartıyla yerli üretimi desteklemeli yerli sarf malzemesi, hammadde, makine ve yedek parça tedarikçileri ile işbirliği yapmalıyız.

Eğer kendi adımıza bir kazanım elde etmek, ülke adına bir sıçrama yapmak kararlılığı ve azminde isek, ticari itibarımızı her şeyin önünde tutmalıyız. Zenginliğin amaç değil bir araç olduğu bilincini yitirmemeliyiz. Zengin olmakla çok zengin olmak arasında çok bir fark olmadığı idrakini yitirmemeliyiz. Verenin ve alanın sahibini bilmeliyiz.

İlmek ilmek dokunan hayatta ''Hoş bir seda'' bırakabilirsek ne mutlu bizlere...